ERZURUM'DA MAHALLİ EL SANATLARI

İslam dinine göre hanımların örtünmesi yani; mahrem yerlerinin erkekler tarafından görünmemesi için kapatılması şarttır. İşte Doğu Anadolu'da yaşayan insanlar örtünme aracı olarak ehramı meydana getirmişlerdir. Ehram o zamandan günümüze kadar gelmiştir ve Doğu Anadolu'da hala örtünme aracı olarak kullanılmakta fakat kullananların sayısı gün geçtikçe azalmaktadır.

Ehram tezgahı 2 m boyunda kare biçiminde 4 kenarı tahtadan yapılmış. Orta kısmında büfe ve arasında tarak bulunur. Bobin haline getirilen iplikler tarak üzerinde bulunan dişlere tek tek düğümlenerek tezgaha gerilir. Ehram tezgahı gerilirken baş kısımlarının üç kenarına ( iki kısa bir uzun kenarına ) gri mavi renkte FELEMENK denilen pamuk ipliği uzatılır ve 2 cm genişliğinde bu iplikle örülür. Yalnız beyaz ehramlarda beyaz FELEMENK ipliği kullanılır. Bobin haline getirilmiş 1kg iplikten bir ehram dokunur.

Ehram iki parça olarak dokunur. Her bir parçaya kanat adı verilir. Her iki parçada aynı anda bir tezgaha örülür, FELEMENK uzatılmayan kenarlar tığ veya iğne ile çapraz şekilde sonradan birleştirilir. Sağ ve sol kenarlara gelen kısımların 4 cm boyunda 5 kat kendi renk ipliğinde kesilip iğne ile geçirilerek özel püskül yapılır.

Ehramlar genellikle beyaz, siyah, mor ve boz renkte olur, iplikle "hesap işi" olarak işlenir. Çark yıldızı, saat kordonu, Hanımeli, Üç Mercimekler, Ceviz kanadı, Reyhandalı, Hanımgöbeği ,Yıldızın oynaşı, Arı dala ters kondu gibi nakış çeşitleri ehramlara süs olarak işlenir.

Bugün Halk Eğitim Merkezi Kurslarında ehram, hesap işi olarak işlenip yatak örtüleri, perdeler yapılmakta, ayrıca eskimiş ehramlar değerlendirilerek giysi yapımında, çeşitli masa örtüsü yapımında kullanılarak değerlendirilmektedir.

Daha çok İspir ve civarında, kadınlar tarafından dokunur. Kilimin mazisi çok eskilere dayanmaktadır. Çeşitli renk ve desenlerden ve koyun yününden dokunan kilim al, sarı, kara, yeşil, mavi ve pembe renklerden dokunur. Hazır kumaş boyasına şeb, tuz, yoğurt suyu katılarak çeşitli renklerde boya elde edilir. Kaynar halde bulunan suyun içine iplikler konup bir süre bekletildikten sonra kuruması için iplere asılır. Ayrıca boya otu denilen otun kökünden, ceviz kabuğundan, kızamık ağacı kabuğundan da çeşitli boyalar elde edilmektedir.

Kilimler dik tezgahlarda dokunmaktadır. Tezgah alt ve üst mazı ile yan direklerden meydan gelmektedir. İlmiklerin açılması için kullanılan ağaca Hilal denilir. Örme işlerinde kullanılan araca da KÜÇÜ ODUNU denilmektedir. İplikler MENCİK denilen bir usulle sarılıp, ilmiklerle örülür. KİRKİT ve TARAK adı verilen demirden yapılmış bir araçla ilmiklerin sıkışması sağlanır. Alt ipliklere de ERİÇ denilir.

Bugün yaptıracak ve yaşatacak öğreticilerin çok az olması, bu değerli el sanatımız kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır.

Yine bugün kaybolmaya ve unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarımız arasındadırlar. Heybecilik (cecim), kuşak ve kuşak bağı , kilimcilikte kullanılan tezgah ve tekniklerin benzeri ile yapılmakta idi. Bugün Erzurum'un bütün kazalarının araştırılmasına rağmen dokuyanı bulunamamıştır. İspir ve köylerinde heybe ve cecimin çokluğu araştırmanın İspire kaymasına sebep olmuştur. Fakat İspir'de de eskiden dokunmuş olanlar kullanılmakta fakat yenileri yapılmamaktadır. Cecim genellikle yüklerin taşınmasında ambalaj olarak, kışlık yiyeceklerin kurutulmasıyla sergi olarak , yün çırpılması ve kurutulmasında da sergi olarak ayrıca sofa ve avlularda sergi olarak kullanılmaktadır.

Bırakın kaybolmayı yüz tutmayı artık memleketimizde bu işlerle uğraşan kimse bulunamamıştır. Bu da demek oluyor ki bu el sanatları unutulmuş ve kaybolmuştur.